Ahirete İman Nedir?

Ahirete İman Nedir? Allah kendisine iman edilmesinin dışında en çok vurgu yaptığı ve Kur’an-ı Kerim de defalarca belirttiği konuların başında ahiret inancı gelir. Bir insan önce Allah’ın varlığına ve tekliğine inanacak ve ardından ahirete inanacaktır.

Ahirete İman Nedir

Paylaş

Ahirete İman Nedir? Allah kendisine iman edilmesinin dışında en çok vurgu yaptığı ve Kur’an-ı Kerim de defalarca belirttiği konuların başında ahiret inancı gelir. Bir insan önce Allah’ın varlığına ve tekliğine inanacak ve ardından ahirete inanacaktır.

Ahirete İman Nedir?

Ahiret inancı olmadan Allah’a inanmanın hiçbir faydası yoktur. Çünkü ahiret inancı yeniden diriltilmeyi içerir. Eğer kişi bu dünyada Allahü teâlâ tarafından yaratılmış ise tekrar yaratılmaya iman etmelidir. Aksi takdirde iman eksiktir ve aslında ahiretsiz bir Allah inancı bir şey ifade etmez. Çünkü Allah’ın ahirete iman edilmesi gerektiği emrini kabul etmemiş ve böyle bir şeyin olmayacağına inanmıştır. Bir diğer ifade ile ahirete inanmamak yaratıcının ahiret denen olguyu vücuda getiremeyeceğine inanmak demektir.

Yüce Allah hiçbir şey yokken bu evreni yarattı ve içinde mükemmel bir düzen kurdu. Galaksiler, galaksilerin içinde yıldız sistemleri ve o yıldız sistemlerine bağlı gezegenler oluşturdu. İşte bizin galaksimiz olan Samanyolu galaksisi de içinde birçok yıldız sistemi barındırır. Bizim güneşimizin olduğu sistem bunlardan sadece bir tanesidir. Üzerinde bulunduğumuz dünya da güneşimize bağlı gezegenlerden sadece biridir. Tüm bunlar düşünüldüğünde aklın alamayacağı bir evrende sadece küçücük bir noktanın üzerinde yaşayan canlılardan başka bir şey değiliz ve son derece aciz varlıklarız. Böylesine aciz bir varlığın bu evrende tek başına yaşaması ve sığınacak bir dalı olmaması bize göre asıl mantıksız olan şeydir.

Yüce Allah önce bu dünyayı nefes alınır ve yaşanır bir hale getirdikten sonra (ki bu milyarlarca yıllık bir süreci kapsar) üzerinde insanı var etti. Daha sonra bu insanlara başıboş yaşamasınlar diye bir anayasa niteliği taşıyan ve nasıl yaşamaları gerektiği bilgilerini içeren ve tesadüf eseri değil bir yaratıcı tarafından yaratıldığını anlatan bilgiler gönderdi. Bu bilgileri de kendi türünden olan insanlar yani peygamberler aracılığı ile bilgilerini iletti. Bu süreç Âdem peygamberden son peygamber olan efendimiz Hz. Muhammed’e kadar devam etti.

İnsanlara temel olarak Allahü teâlâ tarafından yaratıldıkları, bu dünyanın geçiciliği ve daha sonra nasıl bu dünyada hiç yoktan var edildiler ise ahiret denen öteki hayatta da yeniden yaratılacakları bilgisi verildi ve buna iman etmeleri istendi. Elbette bunların yanında iman etmeleri gereken ve ibadetleri içeren ve bu dünyada nasıl yaşamalarını içeren bilgiler de gönderdi. Ancak yüce Allah’ın esas inanılmasını istediği mesele önce kendisine iman edilmesi ve hemen ardından ahiret gününe iman edilmesidir. Allah’a iman bir yaratıcı tarafından yaratılmış olmaya iman etmeyenin ifadesi, ahirete iman ise bu dünya hayatından sonra tekrar Allahü teâlâ tarafından yaratılacak olmaya iman etmenin ifadesidir. Elbette yüce Allahü teâlâ nasıl ki bu dünyada insanı hiçbir şey yokken cansız zerrelerden yaratıp daha sonra ona ruhundan üfleyip can vermiş ve bilinç vermiş ise bunu tekrar yapmak O’na hiç zor değildir. Çünkü Allah’a hiçbir şey zor değildir. O ol der ve her şey bir nizam içinde daha önce olduğu gibi yeniden oluverir.

Kuran-i Kerim’e Göre Ahiret İnancı

Ahiret inancı olmaz ise bu dünya denen hayatın da bir manası olamaz. Çünkü ahiret hayatındaki ebedi mutluluk yurdu olan cennet âlemi biz insanların temel hedefidir ve yüce Allahü teâlâ hedef olarak insanlara orasını hedef göstermiştir. Bu hedefe ilerlemenin yolu da gönderdiği din olan İslam’a ve onun içeriğindeki iman ve yaşayış esaslarına uymaktan geçer. Zaten bu kurallara bu dünyada uymak Allah’ın rızasını kazandıracağından kişi esasen Allah rızasını kazanmak için tüm bunları yerine getirmek durumundadır. Allah’ın rızasını kazanacak kişi de ebedi cennet hayatı ile müjdelenmiştir. Ebedi cennet hayat denen olgu ahiret hayatının bir bölümüdür ve orada Allah’ın salih kulları yer alacaktır. Elbette ahiret yaşantısının cehennem bölümü de vardır ki orası da Allah’ın rızasını kazanamayanların ebedi olarak kalacağı yerdir.

İşte ahirete iman etmek demek yeniden diriltilip bilmediğimiz bir yerde ve boyutta tekrar bulunacak olmamız, orada sorguya çekilecek olmamız ve bu sorgu neticesinde ebedi cennet ya da cehennem hayatına gönderilecek olmamızdır.

Bu nedenle bir mümin Allah’a iman etmeli ve ahiret gününe iman etmelidir. Mekke müşriklerinin içinde Allah’a inanan ancak ahirete inanmayanlar vardı. Tarih içerisinde bu tarz inançlar hep olmuştur ve günümüzde de bu tarz inanca sahip insanlar vardır. Bu insanlar için Allahü teâlâ ya da bir yaratıcı tüm bu evreni yaratmış düzenlemiştir ve üzerinde de insanı var etmiştir. Ancak bu hayattan sonra bir başka hayat yoktur ve insanlar doğacak ölecek doğacak ölecek ve bu sonsuza dek böyle sürecektir. Daha sonra bir şekilde dünya hayatı yaşanmaz bir hal aldığında zaten insanlar belki başka bir gezegene geçmiş olacaklar. Ya da insanlar bunu başaramayacak ve dünya yaşanmaz bir hal aldığında son insana kadar bu dünyada yaşamaya devam edip tıpkı dinozorlar gibi nesli tükenecek ve böylece insan denen tür yok olacaktır.

Elbette bu ahiretsiz inançlar da kendi içinde farklılıklar gösterir ama konumuz zaten bu olmadığından ahiretsiz tanrı inancına bu kadarlık yüzeysel bilgi yeterli olur kanısındayız.

İslam inancı açısından ahiret yok ise zaten bu dünya anlamsızdır ve yüce Allahü teâlâ insanı bu hayatta amaçsız var etmemiş olmak için onların yeniden yaratılacağını ve kendisinin rızasını kazananların da cennete yerleştirileceğini müjdelemiştir. İnsanların da bu hedef doğrultusunda yaşamasını istemiştir. Bu hedefe gidecek yolu da son kitabı Kur’an’da belirtmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir