Çocuklara Namaz Sevgisinin Aşılanması

Çocuklara Namaz Sevgisinin Aşılanması, Namaz dinin direği olup aynı zamanda Yüce Allah'ın en büyük emirlerinden biridir.

Çocuklara Namaz Sevgisinin Aşılanması

Paylaş

Çocuklara Namaz Sevgisinin Aşılanması, Namaz dinin direği olup aynı zamanda Yüce Allah’ın en büyük emirlerinden biridir. Hiç bir bina direk olmadan sağlam olmayacağı gibi islam dini de namaz olmadan tam olmaz. Bir hadis-i Şerif de; “İşin başı İslam, İslamın direği namaz, en zirvesi ise Allah yolunda cihaddır“. (tirmizi) diye buyrulmaktadır.

Çocuklara Namaz Sevgisinin Aşılanması

Namaz insanı her çeşit itaatsizlik, fesat ve sapkınlıktan korur. Aynı zamanda namaz, Yüce Allah’ın devamlı hatırlanması ve onun mazharına ulaşma aracıdır. Günde beş vakit namaz kılmak ergenlik çağına girmiş insanlar için farzdır. Aksi taktirde namazın terk edilmesi büyük günahlardan sayılmıştır. İnsanın yaptığı diğer amellerinin heba olmasına da sebebiyet verir. “Suyun kiri giderdiği gibi namaz da günahları yok eder (nesai)“. Rivayetler de de belirtildiği üzere namaz kılanlar için bol bereketler zikredilmiştir. Bunlar ; sadece Allah’a yönelmek, fesatlıktan ve sapkınlıktan kurtulmak, ahlakın güzelleştirilmesi, kibri ve bencilliği terk etmek, gafletin gitmesi, nurlu ve huzurlu bir yaşam sürmektir.

Namazın insan saadeti için bu denli önemli olmasına rağmen insanoğlu onu terk etmekte ve kendi şakavetine zemin hazırlamaktadırlar. Namaz, hem dünya hemde ahiret saadeti için bu denli önemli iken müslümanlar neden bu pak ve nurlu farizayı terk ederler ki? Dini terbiye etmekte uzman olan kişiler bunun sebebinin insanların çocukluğunda ki inancına bağlamaktadırlar.

Hasta olmak veya kabiliyetsiz olmak hatta ve hatta savaşta olmak beş vakit namazı terk etmek için neden sayılmaz. İlahi bir emir olan namaz için , kızlar dokuz yaşında erkekler on beş yaşında sorumlu olsalar da, bunun için özel bir terbiye şartlarını ebeveynlerin yerine getirmesi gerekmektedir. Ebeveynlerin bu terbiyeyi yerine getirmemesi durumunda genç yaşta ki kişi için büyük zorluklar meydana gelebilir. İslam‘ın tavsiye ettiği din terbiyesi, onun dünyaya gelmesinden önceki dönemde başlar. Bu konu da ki hadis ve rivayetler de, ebeveynlerin ceninin oluşmasından önce ki dönem ve hamilelik döneminde Allah’a yönelmeleri, helal ve harama dikkat etmeleri önerilir.

Çouklar ve İslam

Kur’an-ı Kerim okunması, farz vacip olan emirleri yerine getirmek, haram olan malları kullanmamak, yemek yemeğe dikkat etmek de bu tavsiyeler arasındadır. Bir çocuğun Allâh’a yönelmesini sağlamak o kadar hayatidir bir durumdur ki Peygamberimiz de bir bebeğin kulağına ezan ve şehadet kelimesini okumayı tavsiye etmiştir. “Her insan islam fıtratı üzerine doğar” (hadisi Şerif). Bu sebeple fıtrat islam olunca bu konu da ne verirseniz itiraz etmez alırlar. Çocuklara daha bebekken çokca Kur’an-ı Kerim dinletilmeli.

Çocuk 2-3 yaşına gelince ona peygamberimizin ve peygamberlerin hayatlarını okutulmalıdır. Özellikle 3-4 yaşına gelinceye kadar televizyon, bilgisayar, müzik gibi şeylerden uzak tutun. Çocuklar büyümeye başladıkları andan itibaren ebeveynlerini örnek alırlar. Yeni yeni oturmayı, ayakta durmayı öğrenen bir çocuk anne babasına secde etmektedir. Taklit etmek bu kadar küçük yaşta başladığı için, bu ilerleyen zamanda da devam eder ve çocuk namaz hareketlerini severek yapmaya başlar.

Eğer ki anne baba namazlarına gereken özeni göstermez, bazen kılar bazen terk ederse bu durum çocukta iyi bir izlenim bırakmaz. Çocukda küçük yaşta namazın değerli olduğunu düşünmez, büyüyünce de ebeveynler namaz kılması gerektiğini söyleseler dahi çocuk dinlemez.

Şöyle düşünelim ki ; anne baba ezan okunmadan önce güzelce abdest alıyor, temiz pak elbiseler giyip ezan sesini duyduktan sonra da şevkle namaza başlıyor. Böyle bir evde tabi ki çocuk namazın zevkli ve sevindirici bir amel olduğunu anlar. Öyle ise çocuklarımızı namaza teşvik etmek istiyorsak onlara söyleyerek değil bizzat kendimiz yapıp göstererek öğretelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir