İhlas Suresinin Okunuşu ve Anlamı

İhlas suresi Türkçe anlamı, tefsiri ve anlatılanları sizler için derledik.

Paylaş

İhlas suresi Türkçe anlamı, tefsiri ve anlatılanları sizler için derledik.

İhlas Suresi’nin Türkçe Meali (Tefsiri)

  1. De ki; O Allah’tır tektir
  2. Allah Samed’dir
  3. Doğurtmamış ve doğurulmamıştır
  4. Hiçbir şey O’nun dengi değildir

İhlas Suresi (Türkçe ve Arapça Okunuşu)

Sürenin Fazileti Ve İniş Sebebi

Surenin iniş sebebi ile ilgili oldukça fazla rivayet vardır. Kanaatimizce Yüce Allah, kendi varlığı konusunda sorulan sorulara cevap maksadı ile İhlas suresi’ni nazil etmiştir.

Elbette bu soruları kâfirler sormuş olabilirler ama müminlerin de sormuş olabilecekleri düşünülmektedir.

İhlas suresi Allah’a çocuk isnadında bulunanlara ya da nesep bağı kurmaya çalışanlara net ve evrensel bir cevap niteliği taşır.

Bu surenin faziletine yönelik çeşitli rivayetler mevcuttur. Elbette yüce Allah’ın hiçbir suresi bir diğerinden daha iyi ya da daha az iyi diye nitelenemez. İhlas suresi’nin Kur’an’ı Kerimin yaklaşık üçte birine denk gelmesi ve içerik itibari ile tevhid inancını ele alması bakımından önemi vardır.

Kur’an’ın üç temel konusu vardır ve bunlar; tevhid inancı, nübüvvet ve ahiret inancıdır. Bu sure tevhid inancını esas alır ve bu nedenle önem arz eder.

Allah, Ehad Ve Samed

Surede Allah ismi yanında iki tane de sıfat yer alır. İhlas suresi’ni Kur’an’ın diğer surelerinden ayıran en önemli özellik bütünü ile tek bir konu hakkında mesaj vermesi ve o da yüce Allah’ı anlatmasıdır. Allah’ı tanıtan adeta kartvizit niteliğinde bir sure olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bu surede Allah’ın “ Allah oluşu, tek ve Samed oluşu” ele alınmıştır ve bir isim ile iki sıfat kullanılmıştır. Tekliği ve Samed oluşunu sıfatla belirten yüce Allah, kendisinin de Allah ’lığını ortaya açıkça koymuştur.

Doğurtmamış ve doğurulmamış olması ve hiçbir şeyin Allah’a denk olmaması gibi üç önemli olumsuz niteliğe vurgu vardır. İlk üç ifade takdistir ve son üç ifade ise tesbih niteliği taşır. Aşağıda bu altı ifadeyi ayrıntısı ile açıkladık.

Allah (Lafza-i Celal)

Bize göre ayet iki cümleden oluşur ve “De ki: O Allah’tır; tektir” biçimindedir. Elbette farklı şekilde açıklayanlar da vardır. “Allah” yüce Allah’ın özel ismidir ve tercüme edilemez niteliktedir. Bir sıfat ya da zamir niteliğinde olmadığı için bir anlam verilemez ve verilmesi de gerekmez. Lafz-ı Celaldir ve yüce yaratıcının evrensel ve en bilinen ismidir.

Yüce Allah’ın Tekliği

Surede bulunan “ehad” kelimesi tekliğin ve birliğin yalnızca kendisine ait olduğunu ifade eder. Ayrıca buradaki “teklik” ifadesinin bir başka anlamı da, parçalardan oluşmayan, parçalara bölünüp ayrılamayan ve bütün olan” anlamındadır ve bize göre asıl anlatılmak istenen de budur. Bu yönüyle “ehad” kelimesi “vahid” kelimesinden içerdiği anlam bakımından da farklıdır.

Maddi-manevi ve akli-hissi yönlerden Yüce Allah’ın tekliğini, yegânelerini, biricikliğini, benzersiz ve eşsizliğini “ehad” kelimesi ortaya koyar. Dikkat edilecek olursa Yüce Allah’ın özelliklerini anlatan sıfatların başında “el ve es” gibi belirteç takıları vardır. Ancak “ehad” kelimesinin başında “el” takısı yoktur. Belirteç takıları bir şeyi benzerlerinden ayırmak maksadı ile kullanılır. Allah eşi ve benzeri olmayan bir varlık olduğundan benzeri olan bir şeyden ayrılmasını belirtmeye de ihtiyaç yoktur. Bu şekilde çok ince bir ayrıntıyı ve muhteşem bir ifade biçimini ve çok önemli bir ayrıntıyı belirtme durumu söz konusudur. Kanaatimizce ehad sıfatının kullanılması ve başında el takısının olmaması Allah’ın çok ince bir hesabıdır ve özel bir ifade biçimi ile müşriklerin şirk inancını reddetmeye yöneliktir ve kendisinin benzersiz olduğunu ortaya koymaya yöneliktir.

Allah’ın Samed Oluşu

Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını ifade eder. İhtiyaç duyan değil ihtiyaç duyulan olduğunu belirtir. Bu ifade Muhammed suresi 38. Ayet ve Fatır suresi 15. Ayetle de desteklenmiştir. Bu kelime sadece bu ayette kullanılmıştır. Tüm evrenin sahibi ve yaratıcısı, öncesi ve sonrası olmayan, kerem, şan ve şeref sahibi, dilediğini yapan ve hüküm veren gibi çeşitli anlamları ifade eder.

Samed kelimesinin çok önemli bir kelime oluşu ifade ettiği tüm anlamların yüce Allah’ın mükemmel oluşunu ortaya koymasındandır. Bu sebeple bu kelimeyi birkaç cümle ile ifade etmek yetersiz kalır. Mükemmellik akla gelebilen ve gelmeyen unsurları içerir ve bu sebeple Allah’ı ifade edeken sınırlayıcı anlatımlardan kaçınmak gerekir.

Doğurtmamış ve Doğurulmamış Oluşu

Buradaki ifade Allah’ın çocuk sahibi olmadığını ortaya koymaya yöneliktir. Burada Hristiyan inancına (İsa’yı oğul kabul diyorlardı) mensup olanlara ve de melekleri Allah’ın kızı olduğuna inananlara bir gönderme vardır. Bu nedenle bize göre çocuk sahibi olmadığını ifade eden bu kelimenin” doğurtmadı” şeklinde tercüme edilmesi gerekir ve biz bunu tercih ettik. Birçok tercüme bu kelimeyi “doğurmadı” şeklinde açıklar ancak doğurmak kelimesi dişiliği ifade etmektedir. Oysa Allah’ın belirtmek istediği doğurtmayan yani baba olmayan bir varlık olduğudur. Eğer “doğurmadı” anlamı verilirse bu sefer anne olmadığı ya da anne olmayan manası çıkar ki bu bize göre bu yanlış bir anlamdır.

Yüce Allah ne bir annedir ve ne de bir baba. O cinsiyetten münezzeh bir varlıktır. Bu sebeple ayet Allah’a babalık isnat edenlere bir cevap niteliği taşır.

Eşi de olmamıştır çocuğu da. Dolayısı ile kimsenin doğmasına fiziksel açıdan neden olmadığından asla bir “baba” değildir. Yüce Allah yalnızca yaratandır ve anne, baba ve çocuk olma özellikleri asla kabul edilemez bir gerçektir ve bu ifade doğrudan bunların reddine yöneliktir.

Mekkeli müşrikler melekleri Allah’ın kızları olarak kabul ettiklerinden bu iddiaların asılsızlığını belirtmek için bu ifadeler kullanılmıştır. Hristiyanlar Hz. İsa’yı ve bazı Yahudiler Hz. Üzeyir’i Allahın oğlu olarak kabul ettiklerinden bu ifade tüm bu düşüncelere sahip olanlara bir cevap niteliğindedir ve reddine yöneliktir.

Allah kimseyi doğurtmadığı gibi bir başka varlık tarafından da doğurulmamıştır. Hiçbir varlık tarafından doğurulmadığı için çocukta olmamıştır.

Eğer bir varlık doğuruluyorsa sonradan var edilmiş anlamına gelir ve böylece kendisinden önce bir başka varlığın en azından onu doğuran bir varlığın kabulünü gerektirir. İşte bu ayet insanlara Allah’ın zatına yönelik yanlış düşünceleri yıkmak için gönderilmiştir.

Allah’ın Denginin Olmayışı

Allah’a denk hiçbir varlığın olmayacağı ve hiçbir benzer varlığın olamayacağı bu ayette belirtilmiştir. Bazı müfessirler burada denklik yerine eşi olmamak ifadesini kullanırlar. Eğer öyle olsa bile bu durumda bu ayet bir önceki ayetle yakından ilişkilidir ve doğurtmak ve doğurulmak için bir eşe ihtiyaç olduğu anlamına gelir. İşte bu ayetle Allah’ın hiçbir eşi olmamıştır manası ortaya çıkar ki her iki anlamda Allah’ın tekliğini birliğini ve bir benzerinin olmadığını açık olarak ortaya koyar.

Yüce Allah tüm benzerliklerden münezzehtir ve O’nun ne eşi ve ne de çocuğu yoktur. O bir baba değildir, O bir oğul değildir ve kimseyi kendi zatı ile çocuk sahibi yapmamıştır. O sadece yaratandır ve var edendir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir