İslam Dininin Temeli Kelime-i Şahadet

İslam dininin iman esaslarının temelini insan yaşamını kuşatan ve yönlendiren Kelime-i Şahadet oluşturur.

kelimei şehadet getirmek

Paylaş

İslam dininin iman esaslarının temelini insan yaşamını kuşatan ve yönlendiren Kelime-i Şahadet oluşturur. Kelime-i Şahadet getiren bir kişi, Allah’ın dışında bir başka ilah olmadığına kesin olarak inandığını ve Muhammed peygamberin onun kulu ve peygamberi olduğuna hiç şüphesiz iman ettiğini diliyle açıklamış ve tasdik etmiş, kalbi ile de iman etmiş olur.

Kelime-i Şahadet, inanılması gereken iman esaslarını tespit eder ve yaşanılacak hayat programını belirler. Aynı zamanda izinden gidilmesi gereken yaşam önderini de belirler. Bu aşamadan sonra kişi artık Müslümandır ve Allah’ın cennetlerine girmeye hak kazanmış demektir. Dolayısı ile bir insan dili ve kalbi ile tasdik ettiği bu beyan sayesinde ateist, putperest, kâfir ya da müşrik iken bir anda Müslüman olur ve cennete girmeye hak kazanır. Elbette Kelime-i Şahadet bir Müslümanın cennete gireceğinin garantisini vermez sadece kapısını açar ve hak kazandırır. Cennete girmek kişi Müslüman olduktan sonra işleyeceği amellerle doğrudan ilişkilidir. Mümin yaşayışı ile de Kelime-i Şahadeti doğrulamalı ve gerektiği biçimde bir hayat sürmelidir. Elbette Allah son nefesine kadar Müslümanlıktan uzak kalmış birisinin o an içinde Kelime-i Şahadet getirmesini de değerlendirerek cennetlerinden o kişiye uygun olanına kabul edebilir. Çünkü Allah’ın merhameti ve affı sonsuzdur. Ancak şurası kesindir ki, en azından Kelime-i Şahadet getirmek şarttır ve getirmeyen kişi asla cennete giremeyecek ve sonsuz cehennem âlemine gönderilecektir.

Hiç şüphesiz ki, insanı bir anda İslam dininin bir mensubu yapan bu cümlenin sırrı içindeki kelimelerde değil, bu kelimelerin içeriği anlamlardadır.

Bu anlamları tüm bedenine sindiren ve hisseden, İslam’i yaşam tarzını hayatının tüm alanlarına yayan ve uygulayan kişi gerçek mümindir.

Kelime-i Şahadet Allah’a ve son peygamberi olan Muhammed’e iman etmek üzere iki ana unsuru kapsar.

Kelime-i Şehadet Nasıl Getirilir?

Kelime-i Şehadet Nasıl Getirilir?

Allah’a İman Etmek

Sonsuz evreni, içindeki canlı ya da cansız tüm varlığı yaratan ve halen de yaratmakta olan tek güç sahibinin Allah olduğunu kabul etmiş olmak demektir.

O tektir ve tek kudret sahibidir ve de kudreti sonsuz olandır.

Tüm kâinat onun iradesi altındadır.

Bütün varlıklar ona muhtaçtır ve o hiçbir şeye muhtaç olmayandır.

Dilediğini dilediği an ve dilediği kadar yapmaya ve yaratmaya gücü yeten odur.

Göklerdeki ve yerdeki gizli saklı her şeyi bilir ve hiçbir şey ona gizli kalmaz.

Var olan hiçbir şey ona denk değildir ancak var olan her şey onun varlığının ve büyüklüğünün delilidir.

Geçmiş ve geleceği bilendir, ezeli ve ebedi olandır.

İnsanları tekrar diriltecek ve huzurunda yargılayacak olandır, cezayı ve mükâfatı verecek olan odur.

Yukarıda yazılanları ve daha birçoğunu kabul etmek demek Allah’a iman etmek demektir. Allah’ın sıfatları içinde yer alan ve onun özelliklerini ve yüceliğini ifade eden esmalar Kur’an’da yer almaktadır.

Hz. Muhammed’e İman Etmek

O Allah’ın insanlığa gönderdiği ve dinini onunla tamamladığı son peygamberdir.

Onun peygamberliği evrenseldir ve tüm insanları kapsar.

Onu sevmeden, ona bağlılık göstermeden ve onu takip etmeden Allah’ı anlamak ve sevgili kulu olmak mümkün değildir.

O değişmez bir rehberdir ve izinden gidilmesi gerekendir.

Bir ölümlüdür ve yaşamı ile İslam’ı insanlara örneklendirerek açıklamıştır.

Hz. Muhammed’e iman etmek demek onun insanlara tebliğ ettiği Kur’an’a harfi harfine iman etmek demektir. İkisi birbirinden ayrılmaz unsurlardır. Dolayısı ile birisi Kur’an’a inanıp Hz. Muhammed’e inanmıyorum diyemez. Keza bu eşyanın tabiatına aykırıdır. Çünkü Kur’an’da efendimizin peygamberliği açık olarak anlatılmış ve açıklanmıştır. Dolayısı ile Kur’an’a iman eden peygambere, peygambere iman eden Kur’an’a iman etmiş olur.

Kur’an’a iman etmek demek içinde yer alan tüm hakikatlere iman etmeyi doğal olarak gerektirir. Meleklerine, gönderilen tüm peygamberlere, kadere, öldükten sonra yeniden diriltilmeye ve cennetin ve cehennemin varlığına iman etmeyi gerektirir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir