Merhamet Sahibi Olmak İslami Bir Vazifedir

Merhamet Sahibi Olmak İslami Bir Vazifedir. Merhametsiz müslüman yoktur.

İslamiyet ve Merhamet

Paylaş

Merhamet Sahibi Olmak İslami Bir Vazifedir. Merhametsiz müslüman yoktur.

Yüce Allah merhamet sahibi olan kulları övmüş ve onları sevdiğini açık olarak beyan etmiştir. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed bir hadisinde “insanlara merhamet etmeyene Allah’ta merhamet etmez” demiştir.

Merhamet kavramını dar anlamı ile sadece “bağış ve lütuf içeren bir acıma” şeklinde anlamamak gerekir. İslami merhamet kavramını “ahlaki görevler manzumesi” şeklinde tanımlamak mümkündür.

Yüce Kitabımız Kur’an’da ve efendimizin hadislerinde Müslümanların birbirlerine karşı yapmaları gereken maddi ve manevi tüm vazifeleri ve yardımlaşma amellerini kapsayan ahlaki bir görev olduğu belirtilmiştir.

Merhamet Işığında Yapılması Gerekenler

  • Müslümanları dost ve kardeş kabul etmek
  • Siyasi, iktisadi ve kültürel olarak Müslümanlarla iletişim ve yardımlaşma halinde olmak
  • Müminleri “marufa” çağırmak ve “münkerden” sakındırmak
  • Maddi problemlerini giderme konusunda yardımcı olmak ve manevi sorunlarına da eğilmek
  • Müminler için dua etmek
  • Mütevazı, güleç, hoşsohbet ve barıştan yana olmak
  • Müminlere sırt çevirmemek ve kin gütmemek
  • Haksızlık ederlerse bile bağışlayıcı ve affedici olmak
  • Mutlaka selam vermek, daveti geri çevirmemek, hastalık ziyaretine gitmek, hal hatır sormak ve cenaze namazına katılmak

Yukarıda sıralananların tamamı ayet hükmündedir ve birçok ayette yer almaktadır ve efendimizin yaşamında mutlaka uyguladığı görevlerdir ve hepsi merhametli olmanın birer gereğidir.

Merhamet Sahibi Olmak

Merhamet Sahibi Olmak

İslam Dininde Merhamet Sahibi Olmak

Bir Müslüman affedici değilse, dost edinmemişse, yardımsever değilse ve duacı değilse nasıl merhamet sahibi olabilir? Unutulmamalıdır ki bu vasıfların tamamı Allah’ın esmaları arasındadır ve Allah merhametlilerin en merhametlisidir. O halde bir mümin de kulluğu içerisinde bu vasıflara sahip olmalı ve merhametli olan Allah’ın sıfatından hareketle merhametli olmalıdır. Allah kulunun tüm günahlarına rağmen ona karşı merhametli olabiliyorsa bizler elbette merhametli olabiliriz ve olmalıyız. Bu bir müminin görevidir.

İnsan affedici ve bağışlayıcı olmayı ve merhamet duygusunu sadece kendi dünya görüşüne sahip, aynı dini esaslara bağlı kişilere değil diğer insanlara da göstermelidir. Günahkâr olsa da bir mümine ve hatta bir inançsıza dahi merhamet göstermelidir. Çünkü insan Allah’ın bir kuludur ve sadece bu sebeple bile merhametli olmak yeterlidir. İnancının olup olmaması bizi değil Allah ile kul arasındaki bir meseledir.

Bütün insanlara karşı merhametli olunması gerektiğine dair peygamberimizin hadisleri de mevcuttur. Kur’an’ın dilinden ve peygamberimizin izinden giden bir mümin tüm insanlara ayırt etmeksizin merhamet göstermek durumundadır.

Elbette burada sözü edilen ve merhamet edilecek olanlar, düşmanlık etmeyen, zulmetmeyen, inançtan dolayı baskı kurmayan ve inancın yaşanmasına engel teşkil etmeyen ve hâkimiyet kurup baskıcı olmayan kişilerdir. Merhamet Sahibi Olmak İslami Bir Vazifedir.

Bunun dışındaki tüm insanlara merhamet göstermede ve adil davranmada ahiret mükâfatının olduğu beyan edilmiştir. Mümtehine suresinin 8. Ayetinde bu konu net olarak beyan edilmiştir. Eğer esas olan Allah’ın sözleri ise bir Müslüman bu ayete riayet edecek ve tüm insanlara merhamet gösterecektir. Aksi davranış Allah’a muhalefet anlamına gelir.

Müminler Merhametsiz Olmaz

Merhamet Sahibi Olmak İslami Bir Vazifedir. Bir mümin sadece insanlara değil hayvanlara ve hatta bitkilere dahi merhamet sahibi olmalıdır. Çok daha genişletecek olursak tüm doğaya merhamet sahibi olmalıdır. Doğanın yok yere ve bilinçsizce tahrip edilmesi bir merhametsizliktir. Sahilleri binalarla doldurmak, olur olmadık yerlerden yol geçirmek, akarsuların yatağını değiştirmek, gölleri kurutmak, denizleri kirletmek ve dahası doğaya ihanettir ve merhametsizliktir.

Hayvanlara eziyet etmek ve bilinçsizce öldürmek eziyettir. Yeşili tahrip edip hayvanlara yaşayacak alan bırakmamak bir eziyettir. Akarsuları, gölleri ve denizi kimyevi maddelerle kirletip yaşayan tüm canlıların ölümüne sebep olmak bir merhametsizliktir.

Ağaçları kesmek ve yeşili tahrip etmek bir merhametsizliktir.

Dolayısı ile bilinçli bir mümin dünyaya karşı merhamet sahibi olmalıdır. Çünkü dünya ve üzerinde var olan canlı ve cansız her şey yüce Allah’ın bizlere bir lütfudur ve hepsinin üzerinde hakkı vardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir