Şükrün Anlamı Nedir?

Şükrün Anlamı Nedir? Nasıl şükredilir? şükür kelimesinin manasını sizler için derledik.

Şükür ne demektir?

Paylaş

Şükrün Anlamı Nedir? Nasıl şükredilir? şükür kelimesinin manasını sizler için derledik.

Canlı ve cansız olan tüm varlıkların yaratıcısı Allah’tır. Biz insanlar onun kullarıyız ve yalnız ona kulluk eder ve yalnız ona yöneliriz. Sadece ona ibadet eder ve itaatkâr oluruz. Allah bize şükretmemiz için sınırsız nimetler bahşetmiştir. Bu sebeple bir Müslümanın görevlerinden birisi de Allah’a şükreden kul olabilmektir. Yüce Allah Nahl suresi 78. Ayetinde şöyle buyurmuştur.” Siz hiçbir şey bilmezken o sizi analarınızın karnından çıkardı, şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve gönüller verdi” Bize sayısız ve sınırsız nimet veren yüce yaratıcıya bu sebeple kulluk borcumuz ve vazifemiz vardır. Bu sebeple bir mümin Allah’a nasıl şükredilmesi gerektiğini bilmek durumundadır.

Nasıl Şükretmek Gerekir?

Mümin öncelikle her şeyin Allah’tan geldiğine inanmak zorundadır. Sebepleri var eden, tüm canlılara rızık veren odur. Allah Kur’an’da “hangi nimete sahip iseniz o Allah’tandır” buyurmuştur.

Allah’ın takdiri olmazsa insan hiçbir şeye zarar veremez ve hiçbir şeyden yarar sağlayamaz. Nimetleri insanlara ihsan eden gücün Allah olduğuna inanmak ve bunun için şükretmek bir kulun vazifesidir.

Bir nimet için Allah’a şükretmek onu kendi türünden bir amelle yerine getirmektir. Allah’a verdiği bütün nimetler için lafzen şükretmek şükür beyan etmenin tamamını değil sadece bir kısmını kapsar.

İnsana verilen akıl bir nimettir. Verilen akıl için şükretmek ancak aklı çalıştırmak ve iyi ameller yerine getirmekle mümkün olur. Kişi aklını kullanacak ve Allah’ın varlığını kabul edecek, emir ve yasaklarını yerine getirecek ve böylece verilen akıl için aslında şükretmiş olacaktır.

Şükretmek manası nedir?

Şükretmek manası nedir?

Şükrün Anlamı Nedir? Edinilmiş servet bir nimettir. Bunun şükrü ise kazanılan kazançtan zekât vermek, yakın akrabalardan muhtaç olan varsa yardımda bulunmak ve Allah rızası için sürekli infak yapmaktır. Sahip olduğu ekonomik gücü kendinden bilen ve şükretmeyen kişinin azaba uğratılacağı Kur’an’da açık olarak belirtilmiştir.

İlim de insana verilen bir nimettir. Verilen nimetin şükrü ise ilim sayesinde insanların yarar sağlayacağı gelişmelere imza atmak ve ilmin yayılmasını sağlama ve bilgiyi paylaşma yolu ile yerine getirilir. Bir sanatkâr, bir profesör ya da bir din bilgini sahip olduğu bilgileri paylaşmadıkça şükrünü eda etmemiş olur. Yani sahip olunan bilgi başkalarına aktarılmak ve öğretilmek durumundadır ve böylece bilimde bir devamlılık sağlanmış olur.

Sahip olunan bir bilgi paylaşılırken ve başkalarına öğretilirken bunun karşılığında elde edilecek ücret düşünmemelidir. Zaman zaman bu gibi hizmetler maddi bir beklenti olmaksızın ve sadece Allah rızası için yapılmalıdır. Bir doktor zaman zaman ücretsiz hasta muayene edebilir ya da bir konunun âlimi kitap neşreder ve ondan elde edeceği geliri bir kuruma bağışlayabilir.

Neden Şükretmek Gerekir?

Allah’ın kulunun şükrüne muhtaç olmadığı çok açıktır. Eğer muhtaç değilse “neden şükretmek gerekir” sorusu anlamsızdır. Çünkü Kur’an’ı okuyan bir kişi şükretmemiz gerektiğinin defalarca beyan edildiğini görecektir. Bu emir ortada dururken “şükretmeye gerek yoktur” gibi bir tutarsızlığın ortalarda dolaşması anlaşılır şey değildir. Bu mantıkla bakılırsa o halde ibadetleri de yapmamak gerekir. Çünkü yüce Allah’ın bizim ibadetlerimize de ihtiyacı yoktur. Anlaşılmayan şudur; kişi Allah için değil kendisi için amelleri yerine getirir. İnsan nasıl ki durduğu yerde bir kazanç elde edemiyor ise hiçbir şey yapmadan da Allah’ın rızasını kazanamaz. Tek yol Kur’an’da söylenenleri yapmaktan geçer. Yoksa bunca nimet neden var edilmiş olsun ya da insan neden yaratılmış olsun. Yaratılmış olmanın bir diyeti olması gerekir ve bunun bir yükümlülüğü ve bir borcu olması gerekir. Bizler kul olarak yapılması gerekenleri yaparak ve yapılmaması gerekenleri yapmayarak Allah’ın çizdiği yol üzere yürümek zorundayız.

Şükrün Anlamı Nedir? İnsan şükrederek kulluk vazifesini yerine getirmiş olur. Ve ayrıca emir ve yasaklara da uyarak gene kulluk görevine uygun davranmış olur ve mükâfatı hak eder. Ayrıca şükreden bir müminin rızkının artırılacağı İbrahim suresi 7. Ayette belirtilmiştir. Aynı ayet nankörlük edenlerin ise azaba uğratılacağını da beyan etmiştir.

İnsanlar bu dünyada bir sınav içindedirler. Şükretmeyenlerin ya da başka günah işleyenlerin cezasının geciktirilmesi bizleri yanıltmamalıdır. Her hatanın cezası anında veriliyor olsa idi o zaman sınav denen şey olmaz ve dolayısı ile cennet ve cehennem denen kavramlar da olmazdı. Her ceza anında verilse idi şükretmeyen insan kalmazdı ve inanmayan insan da olmazdı. İnsanlar azap korkusu ile doğal olarak inanır olurlardı. Oysa yüce Allah azap korkusundan çok Allah sevgisi üzerinden kendisine inanılmasını istemektedir. Allah insanları özgür iradesine bırakmış ve iyi amelleri kendi akıllarını kullanarak yapmalarını ve bunları korkarak ve metazori olarak değil düşünerek, gerçeği keşfederek, Allah’ın varlığına inanarak yapmalarını istemiştir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir